Engelleri Aşmakta Samimi Miyiz?

Bir engelli olarak boş zaman buldukça engelliler hakkında internetteki yorumları, özel şirketlerin ve kamu idarelerinin engellilere yönelik iş ilanlarını okuyorum. Her okuduğumda da aslında toplumumuzun engelleri aşmakta samimi olmadığını görüyorum. Şimdi birileri haksızlık ettiğimi düşünebilir. O zaman birlikte bir inceleyelim. Bakalım haklı mıyım, haksız mıyım?

Geçtiğimiz gün engellilerin evliliği konusunda bir araştırma yapmak istedim ve engellilerin evliliği konusunda çok doğru tespitleri olan bir makaleye rastladım, sevindim. Fakat makaleye yazılan yorumları okuduğumda sevinmekte çok acele ettiğimi anladım. Çünkü o kadar güzel yazılmış bir makalenin altına yazılan yorumlar tam bir fiyaskoydu! “Bütün dertleri bitti, bir evlenmeleri mi kaldı …. (Burada engellilere küfrediyor), engelli engelliyle evlendiği sürece problem yok” gibisinden engellileri ikinci sınıf bir vatandaş gibi gören bir dizi yorum okudum. Toplumda var olduğunu bildiğim ama bu çağda yetişen gençlerin bu kadar sığ ve değersiz düşünmeyeceğine inanmışken, internette yaptığım bu araştırma hem kendi adıma hem de diğer engelli arkadaşlarım adına geleceğe olan umudumu yitirmemi sağladı. Bu sadece sosyal açıdan bir sorundu. Şimdi ise iş yaşamı ile ilgili konuya geliyoruz.

Engellilerle ilgili açılan iş ilanlarına baktığımda sadece temizlik işçisi, çaycı, bulaşıkçı, asfalt onarım işçisi gibi ilanlar açıldığını görüyorum. Neden bir engelli yönetici alımı ilanı yok? Neden bir yerde engelli genel müdür göremiyoruz? Neden iş hayatında üst seviyelere gelebilmiş engelliler yalnızca belirli bir variyete sahip ailelerin çocukları arasından çıkıyor? Yukarıda saydığım işleri küçümsediğimden değil, sadece engelleri aşmakta samimi olunmasını istiyorum. Engelliler, sadece İş Kanunu’nda zorunluluk olduğu için değil, insan oldukları ve herkesle eşit haklara sahip oldukları için işe alınsın ve eşit muamele görsünler istiyorum. Mesela bütün büyük şirketler üniversite öğrencilerine özel yetenek programları, mentorluk programları düzenliyor. Ama nedense engellilerin değerlendirildiği programlar göremiyoruz. Biri çıkıp “O eğitimi almış engelli yok!” derse şunu sorarım; eğitimi alması için gerekli imkanlar sağlanmış mı? Gittiği okullar erişilebilir mi? Öğretmenleri engellilerin eğitimi konusunda hassas ve bilinçli mi? Gerekli materyaller sağlanmış mı? Öğretmen herkese anlatır gibi anlatıp geçmiş mi, yoksa sınıfındaki engellinin not alamayacağını düşünerek engelli öğrenci ile ders notlarını paylaşmış mı? Bunların sağlanması için ülkenin her bir ferdi elinden geleni yapmış mı?

Biraz sitemkâr bir yazı olduğunun farkındayım. Fakat bu sorunları aşmadan hatta daha da önemlisi zihinlerimizin en ücra noktasındaki önyargıları bile yıkmadan engelleri aşmamız mümkün değil! Bugün Avrupa’nın pek çok yerinde engelli iş insanları, engelli yöneticiler, engelli – engelsiz çiftler görmek mümkün. Avrupa engelleri aşmış durumda. Eğer, samimi bir şekilde istersek Türkiye’de de engelleri aşabiliriz.

Sizden istediğimiz bize acımanız veya ekstrem bir şekilde ihtimam göstermeniz değil. İstediğimiz, yalnızca sağlıklı bireylere sağlanan şartlarla eşit seviyeye gelmemizi sağlamanız. Gerisini biz zaten hallederiz….