Hizmet İçi Eğitim Sonrası Takip Mekanizması Geliştirilmeli!

Hizmet içi eğitimler hiç şüphesiz hizmet kalitesinin artması ve verimliliğin sağlanması için büyük önem arz etmektedir. Birçok işletmede hizmet içi eğitimler vakit kaybı olarak görünse de özellikle iş verimliliği ve işletmenin başarılı temsili açısından kazancı büyüktür. Gerek yasal zorunluluk, gerekse kurumsal farkındalık amacıyla birçok işletme eğitimler düzenlemektedir. Bunlara örnek vermek gerekirse; iş sağlığı ve güvenliği, temel afet bilinci, protokol kuralları gibi örnekler verebiliriz. Eğitimlerin veriliyor olması önemli bir nokta olsa da eğitim sonrası süreçte bu bilgilerin iş yaşamının bir parçası haline getirilmesi daha fazla önem taşıyan ama bir o kadar da zor olan bir süreçtir. Örneğin; bir personel iş sağlığı ve güvenliğinde öğrendikleri doğrultusunda karşılaştığı bir kaza riski karşısında ramak kala bildirimi yapmıyorsa veya bir garson nezaket kuralları eğitimini aldığı halde müşteri ile hala “sen” dili ile konuşuyorsa bu bir yerlerde sorun yaşandığının göstergesi olabilir. Belki sadece teorik olarak bir seferlik alınan eğitim yetmemekte, uygulamalı bir eğitimi birkaç saate yaymak gerekiyor olabilir. Böyle durumlarla karşılaşan her işletme kendi sorunlarının kökenini araştırmalı ve uygulamalıdır. Belirlenen bir metot tüm işletmelerde çözümün anahtarı olamayabilir. Burada insan kaynaklarının eğitim öncesi ve sonrasında personelin tutumunu gözlemleyerek eğitimin ne kadar fayda sağladığı, ilave bir eğitime ihtiyaç duyulup duyulmadığı hususunda bir çıkarımda bulunması gerekir. Bunu birçok işletme halihazırda yapıyor olabilir. Fakat bunlara rağmen istenen sonucun alınmaması tartışılmalıdır. Belki İK’nın yaptığı çıkarımlar doğrultusunda ilgili departmanlarla veya ihtiyaç duyulması halinde akademi dünyasından danışmanlarla bu sorunlar üzerine yeni çözüm yolları, yeni metotlar üretmek gerekebilir. Şüphesiz bu durumun mali külfeti olacaktır. Ama bir fayda-maliyet analizi yapılarak bu sonuçlara ulaşamamanın işletmeye maliyetleri her eğitim konusu için detaylı bir şekilde analiz edilmelidir. Çünkü her konunun sonucu aynı olmayabilir. Örneğin; iş sağlığı ve güvenliği eğitiminde alınan bilgilerin iş yaşamına tatbik edilmemesi ölüm veya ağır yaralanmalarla sonuçlanan kazalara mâl olabilir. Bu hem vicdanen hem de tazminatlar, davalar vs. göz önünde bulundurulduğunda gerçekten ağır bir yüktür.

Sözlerime son verirken anlatmak istediklerimi kısaca özetlersek;

  1. Hizmet içi eğitimlerin işletme faaliyetlerinin verimi ve kalitesinin artmasında büyük önem taşıdığından,
  2. Eğitimin verildikten sonra bilgilerin uygulamaya konulup konulmadığının tespit edilmesi gerektiğinden,
  3. Bilgilerin iş yaşamında karşılık bulunmadığı (alınan eğitimin uygulanmadığı) durumlarda doğabilecek olumsuz sonuçlardan bahsetmek istedim.

 

Sadece bu konuda değil, her konuda yaptığımız işin amaç ve hedeflerine ulaşıp ulaşmadığını denetlersek mutlak başarıyı elde etmiş oluruz.

 

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.

Esen kalın…