Robot Teknolojisi Engelleri Yıkabilir!

Bugüne kadar robot teknolojileri birçok yönden tartışıldı. Bazıları “Robotlar, işimizi elimizden alacak” diyerek haklı ama abartılı bir telaşa girdi, bazıları ise “O kadar da değil canım” diyerek robot teknolojisini çok hafife aldı. Ama yine en az konuşulan taraf engellilerdi…

 

Yazıma geçmeden önce sizlere Türkiye’deki engelli istatistiklerini vermek istiyorum. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın bu yıl Ocak ayında yayınladığı Engelli ve Yaşlı İstatistik Bülteni’ne göre; 31 Aralık 2019 tarihi itibari ile Türkiye’nin nüfusu 83 milyon 154 bin 997. Yine aynı bültende belirtildiğine göre 2011’de yapılan bir araştırmaya göre Türkiye’de engelli sayısı yaklaşık 9.029.000 civarında. İŞKUR istatistiklerine göre kamu ve özel sektörde istihdam edilen engelli sayısı 117.734. Bu istatistikleri aldığımıza göre bu durumu daha kolay tartışabiliriz.

 

Engelli olmak, bir hayli zor bir durum. Engelinin getirdiği eksiklikler bir yan; bunun üzerine bir de insanların acıyıcı, küçük görücü ve insan yerine koymayan bakışlarını görmek daha çok yakıyor insanın canını. Bir fiziksel engelli için self servis bir restorana gitmek zulüm gibi. Çay içeceğin zaman o bardağı bir kişinin masaya getirmesini beklemek, iş hayatında işi yetiştirmek için çabalarken daha çok hata yapıp, kırıp, dökmek bizler için oldukça can sıkıcı. İşte böyle bir durumda; robot teknolojisinin çıkması beni ve benim gibi birçok engelliyi umutlandırıyor.

 

Ünlü bir Youtuber olan Barış ÖZCAN, “2050 yılında Dünya nasıl bir yer olacak?” adlı videosunda Kaspersky firması tarafından üretilen ve birçok fütüristin 2050 yılı ile ilgili senaryolarını yazdığı bir sitede gördüğü robotik tekerlekli sandalyelerden bahsediyor. Videodaki bahse göre robotik tekerlekli sandalyelerin otonom olarak taşıdığı kişiyi kentin herhangi bir yerine götürebildiğinden bahsediyor. Bende bu robotların kişisel bir asistan gibi davranacağını umut ediyorum ve öneriyorum.

 

Kişisel robotlar yaygınlaşmaya başladığında engellilere karşı indirimli veya ücretsiz olarak temin edilmesi gerekir. Çünkü engelliler, engel durumuna göre bağımlılık oranları değişse de, her zaman bir kişinin desteğine ihtiyaç duymaktadır. Örneğin; kişisel bir asistan gibi çalışacak bu robotlar engellilerin kişisel bakımı, giyinmesi, ihtiyaç duyduğu malzemelerin taşınması gibi özel hayatı kolaylaştıran hizmetlerin yanı sıra, iş hayatını kolaylaştırmak için de engellilerle birlikte toplantılara girerek notlar alabilir, ajanda ve program düzenlemesi konusunda engellilere destek olabilir. Bunun gibi birçok hizmet, engellilerin ihtiyaçlarına uygun olarak planlanıp, bu hizmetleri yapabilecek robotlar üretilebilir.

 

Ayrıca bu kişisel asistan robotlar, özellikle zihinsel engelli bireylerin kaybolmasını önlemek amacı ile onları takip edebilir, zihinsel engelli birey belirlenen rotadan ayrıldığında ailesi başta olmak üzere ilgili makamlara uyarı sinyalleri gönderebilir.

 

Normalde kişisel bir asistan tutmanın maliyetleri var. Birçok engelli bu maliyetleri göğüsleyebilecek maddi duruma sahip değilken, bir engelliye bu tarz bir robot vermek onun hayatını çok büyük ölçü de karşılayabilir. Hiçbir insana muhtaç olmadan bir robotla işini halledebilmek, bütün engellileri mutlu edecektir.

 

Özetle, robot teknolojisi engelleri kırıp, parçalayabilir.