Milli İdeallere Sahip Gençler Olmalıyız!

Daha önce pek çok yazımda da belirttiğim gibi maalesef ki aşırı bireyselleşme yolunda hız kesmeden ilerlemekteyiz. Bireyselleşmenin bazı noktalarda insanın kendini inşa etmesi ve olgunlaşması için gerekli olduğunu savunsam da; toplumla bağlarımızı tamamen kopartmak, hayatı yalnızca şahsi menfaatlerden ibaret saymak bana göre düşülebilecek en büyük yanlıştır.

İnsanoğlu sosyal bir varlıktır. Bir topluma, topluluğa ait olmak insanın doğasında olan bir şeydir. Fakat bir topluluğa ait olmak, o topluluğa karşı yükümlülüklerimizi de beraberinde getirir. Çok basit bir örnekle; eğer okul hayatınıza devam etmek istiyorsanız geçmeniz gereken sınavlar, tamamlamanız gereken ödevler ve uymanız gereken bir dizi kurallar olacaktır. Hayatın her döneminde, dünyanın her yerinde, kurulan her ilişkide bu düzen böyledir.  Sevmek emek ister. Ailenizi seviyorsanız onlara vakit ayırmak zorundasınız, arkadaşlarınızı seviyorsanız onlarla belirli sıklıklarla görüşmek durumundasınız, aşıksanız aşık olduğunuz kişi ile ilgilenmek ve duygularınızı belli etmek zorundasınız, okumayı seviyorsanız zaman ve emek harcamak zorundasınız.

Bu mesele ülke konusunda da böyledir. Şüphesiz ki herkes ülkesini sever, ülkesinin kalkınmasını, güçlü ülkeler arasında yer almasını ister. Fakat bu istemekle veya “Ya bu ülkeyi yönetenlerin işi… Onlar yapsın işte.” demekle olmuyor. Ülkelerin kalkınmaları devletin ve hükümetlerin hamlelerine ilaveten bireysel ve toplumsal hamlelerle başarılı olabiliyor. Devletler ve hükümetler ne kadar modern uygulamalara imza atarsa atsın, uygulamalar halk nezdinde karşılık bulmadığı sürece maalesef ki o hamle başarılı olamıyor. Bunun için de her şeyi devletten beklemek yerine sizde ülkemizin kalkınması için bir şeyler yapabilirsiniz. Ülkemizle ilgili milli ideallere sahip olmanın ve bu ideallerin peşinden gitmenin ne kadar önemli olduğunu herkes biliyor. Bizim milli idealimiz, ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de bize işaret ettiği gibi Türkiye’yi muassır medeniyetler seviyesine çıkartarak, ülkemizin daha güçlü bir konuma gelmesini sağlamaktır.

Peki, bu ideal için biz (gençler) ne yapabilir?

  1. Eğitim gerçekten her şeyin başı.

Eğitim hayatımızı olabildiğince verimli geçirmeli, üniversiteden en az bir dili iyi seviyede bilerek, alanımızla ilgili bilgilere hakim olarak mezun olmalıyız.

  1. Bencil olmamak.

Gerek bilgi konusunda, gerekse kazanımlar konusunda bencil olmamak gerekir. Örneğin; bir bilgi öğrendiğinizde bu bilgiyi nasıl daha fazla yaygınlaştırabileceğiniz veya bu bilgiyle ne tür bir bilgi üretebileceğimizi düşünebilir, yaptığımız işlerde ülkemizin çıkarlarını da gözetmeliyiz.

  1. Gönüllülük yapmak.

Ülkeye hizmetin sadece askerlik olmadığını çok değerli bir hocam olan Semra Demirer’den öğrenmiştim. Ülkemize hizmet etmek için sivil toplum kuruluşlarına katılarak birçok alanda aktif rol alıp, aynı zamanda da ülkemize katkı sağlayabilirsiniz.

Ben kendi görüşlerimi özetle sizlere aktarmak istedim. Milli ideallere sahip olmakla ülkemizin kalkınmasında etkin rol almak bizi mutlu hissettireceği gibi yakın çevremizin de güzelleşmesine vesile olacaktır.

Bu ülke bir bina… Eğer güçsüz bırakılırsa en ufak bir sarsıntıda yıkılır ve hepimiz altında kalırız. Bunun için o binayı elimizden geldiğince güçlü tutmalıyız. Bu da ancak her bir ferdin çalışması ile mümkün olacaktır…