Yanlış Anlaşılan “Mesai Saati”

   Aslında başlığı okuyan birçok kişinin “Ya bir mesai saatinin nesi yanlış anlaşılabilir ki?” dediğini duyar gibiyim. Fakat günümüzde mesai saati ile ilgili olarak gördüğümüz kötü uygulama örnekleri beni bu yazıyı yazmaya itti.

  Her zaman yaptığımız gibi bir tanım yaparak başlamak gerekirse Türk Dil Kurumu’na (TDK) göre mesai saati; çalışma saatleri, iş zamanı olarak belirtilmiştir. Peki, mesai saati gerçekten böyle mi işliyor, yoksa bu konuda da problemlerimiz var mı?

  Cem Yılmaz’ın 2013 yılında sinemalarda vizyona giren Fundamentals adlı gösterisinde de bahsettiği gibi çoğu zaman 8 saatlik bir mesainin 3 saatini bile tam olarak doldurmadan o günü çalışılmış sayıyoruz. Bilhassa kamu dairelerinde 09.00’da başlayan mesaiye 09.15’e kadar gelişler sürer, gelindiğinde yaklaşık 1 saat büyük bir keyifle kahvaltı yapılır, kahvaltının üzerine en az yarım saat sohbet eşliğinde kahve içilir, yarım saat çalışıldıktan sonra öğle yemeği için bürodan ayrılmalar başlar, 13.00’de bitmesi gereken öğle yemeği 13.15 – 13.30’a sarkar, yemeğin üzerine bir keyif çayı veya kahvesi, 1 saat çalışma, mail, sosyal medya vs. derken 17.00’de biten mesai için 16.30’da bilgisayarlar kapatılır ve gidiş yoluna çıkılır. Özel sektörde bu kadar rahat olunmasa da benzer yönleri vardır.

Peki asıl olan nedir?

  • Asıl olan iş yerinde kahvaltı yapmamaktır. Ama evde yapılamadıysa işe mesai saatinden 15-20 dakika erken gelinerek yapılmalıdır.
  • Mesai başlangıç saati iş yerine giriş saatimiz değil, tüm hazırlıklarımızı yapmış olarak işe başlamaya hazır olduğumuz saattir. (Örneğin; bir veznedarın mesai başlangıç saati 09.00 ise veznedar 09.00’da işlem yapmaya başlar.)
  • Yemek ve çay saati molalarına riayet edilmelidir.
  • Mesai saati içerisinde lüzumundan fazla uzayan sohbet ve ziyaretlere bir son verilmelidir.

  Bu yazımda 4 maddede uygun bir mesainin nasıl olması gerektiğini sizlere aktarmaya çalıştım. İş yerimizde işimizin hakkını vererek, doğru, dürüst ve ahlaklı iş yaparak çalışmak bizi hem daha başarılı bir insan, hem daha huzurlu bir insan hem de diğer iş yerleri tarafından aranan personel konumuna taşıyacaktır.

  Unutmamak gerekir ki; çok çalışmaktan ziyade verimli çalışmak daha elzemdir.