Zorunluluk Değil, Sorumluluk: Engelli İşçi Çalıştırmak

Engelli işçi çalıştırmak, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 30. maddesinde yer alan, “İşverenler, elli veya daha fazla işçi çalıştırdıkları özel sektör işyerlerinde yüzde üç engelli, kamu işyerlerinde ise yüzde dört engelli ve yüzde iki eski hükümlü işçiyi veya 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanunu veya 16/6/1927 tarihli ve 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu kapsamına giren ve askerlik hizmetini yaparken 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 21 inci maddesinde sayılan terör olaylarının sebep ve tesiri sonucu malul sayılmayacak şekilde yaralananları meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde çalıştırmakla yükümlüdürler” ibaresi ile tüm kamu ve özel sektör kurumlarına verilmiş bir ödevdir.

Bu yıl Ocak ayında yayınladığı Engelli ve Yaşlı İstatistik Bülteni’ne göre; 31 Aralık 2019 tarihi itibari ile Türkiye’nin nüfusu 83 milyon 154 bin 997. Yine aynı bültende belirtildiğine göre 2011’de yapılan bir araştırmaya göre Türkiye’de engelli sayısı yaklaşık 9.029.000 civarında.

İŞKUR istatistiklerine göre kamu ve özel sektörde istihdam edilen engelli sayısı 117.734’tür.

Engelli işçi çalıştırmak bir zorunluluk değil, herkesin farkında olduğu bir sorumluluk olmalı. Neden mi? Bunun sebeplerini size açıklamak istiyorum.

Engellilerengelli oldukları andan itibaren birçok ayrımcılığa maruz bırakılıyor. Kimileri engellileri hor görürken, kimileri gereğinden fazla ilgi gösteriyor. Fakat bir engeli olarak söylemek isterim ki; biz ayrımcılık değil, eşitlik istiyoruz.

Biz;

  • Halkımız bilinçli olsun; sosyal yaşamda ayrımcılık görmeyelim,
  • İşverenler bilinçli olsun; engelli olduğumuz değil, insan olduğumuz için işe girelim,
  • Müteahhitler bilinçli olsun, yaşamımızı binalarda kimseden yardım almadan sürdürelim istiyoruz.

Biz herkes artık bizi kabullensin istiyoruz. Bazı işletmeler bu kanunun sadece engellilere para kazandırmak amaçlı olduğunu düşünerek çeşitli yollara başvuruyorlar. Oysaki bu kanunun amacı engellilere para kazandırmak değil, sosyallik kazandırmak. Ayrımcılığa maruz kalmamaları gerektiğini sağlamak.

Kurum ve kuruluşların binalarını engellilere uygun olarak dizayn etmelerini sağlamak. Şimdi bir daha düşünün; engelli işçi çalıştırmak zorunluluk meselesi mi, sorumluluk meselesi mi olmalıdır? İkisini birbirinden ayıran şudur: zorunluluk, yerine getirmediğinde bir yaptırım görmekten korkarak yaptığın bir iştir; sorumluluk ise, cezai bir yaptırımı olmasa da vicdanen ve ahlaken yaptığın bir iştir.

Burada düşünmek gerekiyor; cezai işlemden korkulduğu için mi engelli çalıştırılmalı, yoksa ayrımcılık yapılmaması gerektiği, engelli de bir insan olduğu için mi? Eğer ikinci şıkkı seçiyorsanız tebrikler; bana göre sorumlu, duyarlı bir işletmesiniz….